Bebeğiniz Yeni Bir Dünyaya Alışırken…

Siz ona kavuşmanın heyecanını yaşarken o, yeni geldiği dünyaya uyum sağlamaya çalışıyor. Bebeğiniz ve sizin için pek de kolay olmayan bu süreci kolaylaştırmanın en doğru yolu ise olası hastalıklara karşı bilinçli davranmanız olacak. Yenidoğan bebeklerin karşılaşabileceği sorunlar; yenidoğan sarılığı, polisitemi, yaş akciğer, gaz sancıları…

 

Dünyanın en güzel mucizesini kucağınıza almanın tarifi yoktur elbette. Üstelik bu mucize için uzun süre beklemiş ya da çok zorlu bir süreç sonrasında bebeğinize kavuşmuşsanız… Böylesine yoğun duygular yaşarken aslında yenidoğan bebeklerde görülmesi son derece normal olan bazı hastalıklar mutluluğunuza gölge düşürebilir. Örneğin, anne karnındaki bebeğin doğum sonrası dış ortama adaptasyonu her zaman kolay olmayabiliyor, dolayısıyla bunun için tıbbi desteğe ihtiyaç duyulabiliyor. Bağışıklık sistemi de zayıf olduğu için yenidoğan bebeklerde enfeksiyonlar da görülebiliyor. Ancak bu sorunlar sizi korkutmasın! Yenidoğan bebeklerdeki hastalıkların çoğu, uygun tedavi edildiğinde ileride bebeklerde herhangi bir sağlık sorunu yaratmaz. Fakat ihmal edildiğinde bebekte kalıcı sorunlar da olabileceğini unutmamalıyız. Öncelikle ebeveynlerin bilgi sahibi olması önemlidir. Anne ve baba olarak bebeğinizdeki en küçük sorun karşısında endişeye kapılmanız doğal.

Yenidoğan Sarılığı

Sarılık, kanımızda bulunan bilirubin (kırmızı kan hücrelerinin parçalanması sonucu ortaya çıkıyor) maddesindeki yükseklik nedeniyle meydana gelir. Yenidoğanın kırmızı hücre sayısı fazla olduğu için bilirubin değerleri de yüksektir. Bilirubin karaciğerde metabolize olup vücuttan atılır. Bu atılımdaki sorunlar da sarılığa sebep olabilir. Yenidoğan sarılıklarının büyük bir kısmı fizyolojiktir, bebeğe zarar vermez, tedavi gerektirmez, kendiliğinden geçer. Fakat anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı, bebekte kanama, bebekteki bazı enfeksiyonlar patolojik sarılığa sebep olup tedavi gerektirebilir. Bazen bilirubin kanda çok yükselerek beyinde hasar yapabilir. Bu nedenle sarılığı olan bebeklerin yakın takibe alınarak, gerektiğinde uygun şekilde tedavileri yapılmalıdır. Tedavide fototerapi ve gerekirse kan değişimi uygulanır. Hayatın ilk günlerinde bebek iyi beslenemezse bu durumda da sarılık görülebilir. Bu nedenle anneye iyi bir emzirme eğitimi verilmeli ve bebek ilk günlerde sık beslenmelidir.

Polisitemi

Polisitemi, kanda bulunan kırmızı kan hücrelerinin yoğunluğunun normalden fazla olmasıdır. Bu durum organ ve dokularda beslenme bozukluğu yaparak hasara neden olabilir. Yenidoğan bebeklerde polisitemi yüzde 1-5 sıklığında görülür. Annede diyabet olması, bebeğin iri olması, bebekte gelişme geriliği olması gibi durumlarda görülme sıklığı artar. Hastalığın tedavisi ise kısmi kan değişimidir.

Yaş Akciğer (Yenidoğanın Geçici Takipnesi)

Anne karnında bebeğin ihtiyaçlarını karşılayan plasenta, kanın temizlenmesi görevini de yapar. Doğum sonrası plasentanın görevi biter ve bebeğin artık dış ortama uyum sağlaması, akciğerlerini kullanması gerekir. Bebek, doğuma hazırlanırken, yani doğum yaklaştığında, bebeğin akciğerlerinde var olan sıvı vücut tarafından emilir. Böylece doğum sonrası bebeğin nefes alması ile akciğerlerine hava dolar. Ancak sıvı emilemezse akciğerler yeteri kadar havayla dolamaz. Bu durumda bebekte hızlı nefes alıp verme, nefes almada güçlük, morarma gibi sıkıntılar görülebilir. Adından da anlaşılacağı gibi hastaların büyük bir kısmında hastalık geçici olup kolay atlatılır. Fakat bazen bu hastalık, adı kadar masum olmayıp uygun yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kuvöze alınarak solunum desteği gerektirebilir. Bu tedavi esnasında çok nadir de olsa bebekleri kaybetme riski vardır ancak yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen bebeklerin büyük bir kısmı iyileşerek taburcu edilir. Bebeğinizi kucağınıza almayı beklerken bu sorunlarla karşılaşmak elbette oldukça güç bir durum. Fakat bebeklerin çok büyük bir kısmının iyileştiğini bilmek sizi rahatlatacaktır.

Gaz Sancıları (İnfantil Kolik)

Kolik sağlıklı bebekte kontrol edilemeyen, 3 saatten fazla, haftada 3 ya da daha fazla gün ve en az 3 hafta süren ağlama atakları şeklinde tanımlanır. Kolik bir hastalık değildir ve bebeğe uzun dönemde hasar vermez. Genellikle zamanında doğan bebeklerde doğumdan 2-3 hafta sonra başlar. Normalde bebekler acıktıklarında, irkildiklerinde, soğuk bir şey ile temas ettiklerinde, ıslandıklarında ağlarlar. Fakat gaz sıkıntısı olan bebek günün aynı saatinde sebepsiz ağlar. Bu ağlamalar normal ağlamasından daha yüksek sesli olup ani başlar ve bir anda durur. Gaz sancısı sırasında bebek kızarır, bacaklarını kendine doğru çeker. Ancak aileyi çok yoran bu zorlu sürecin, birçok bebekte 4 ay sonunda bittiğini de ekleyelim. Koliği olan bebekle baş etmek elbette kolay değildir. Dolayısıyla bu dönemde anneye destek olmak ve anneyi dinlendirmek çok önemlidir.

Neden Bazı Bebekler Gaz Sancısı Yaşıyor?

Bazı bebeklerde gaz sancılarının neden daha sık görüldüğüne dair birtakım teoriler olsa da bunun sebebi tam olarak bilinmiyor. Ancak kesin olan bir şey var ki, hamilelikte veya doğum sonrası anne sigara içiyorsa kolik görülme riski de artıyor. Bebeğin cinsiyeti, anne sütü ya da mama ile beslenmesi, ilk bebek veya son bebek olması kolik görülme sıklığını etkilemez. Kolik ağlamalarını, hassas bebeklerin kendini rahatlatma şekli olarak yorumlayanlar da vardır. Akşama doğru artık bu bebekler daha fazla gürültüyü ve sesi tolere edemez ve kolik krizi başlar. Başka bir teoriye göre ise bağırsaktaki sağlıklı bakteri dengesindeki bozulma koliğe neden olabilir. Bu nedenle bazı bebekler probiyotiklerden fayda görebilir.

Gaz Sancısı Varsa Ne Yapmalı?

Bebeğinizin doktoruyla mutlaka görüşmelisiniz. Doktorunuz sizi dinledikten sonra gerekli görürse tetkik yaparak başka olası sorunları dışlamak isteyebilir. Gaz sancısı zamanlarında neler yapabileceğiniz konusunda size yardımcı olabilir ve gaz damlası önerebilir.

Gaz Sancısıyla Baş Etmek İçin…

Öncelikle koliğin geçici olduğunu bilerek kendinizi rahatlatın. Gaz sancısı başladığında bebeğinizi rahatlatmanın yolları ise şunlardır;

  • Çok sıkı olmayacak şekilde kundak yapın.
  • Sizi hissetmesini sağlayacak sesler çıkarın.
  • Kucağınıza alıp kalbinize yakın tutun, kucaktaki pozisyonunu değiştirin (yüzü koyun gibi).
  • Kucağınıza alıp evde dolaşın.
  • Saç kurutma makinesi, elektrikli süpürge sesi dinletin (internette bu sesleri bulmanız mümkün).
  • Bacaklarına pedal çevirme hareketi yaptırın.
  • Ilık duş sonrası bebek yağı ile karnına masaj yapın.
  • Bebeğinizle birlikte arabanızda kısa bir gezinti yapın.

İnek Sütü Protein Alerjisi, Kolik Sebebi Midir?

İnek sütü, protein intoleransı veya alerjisikoliğe neden olmaz fakat koliğe benzer bulgular yaratabilir. İnek sütü protein intoleransı veya alerjisi varsa, bebeğin şikayetleri doktorun önerileri doğrultusunda giderek azalır.

Yenidoğan bebeklerde;

Kolik %8-40 arasında, yenidoğan sarılığı, zamanında doğan bebeklerin %60’ında ve erken doğan bebeklerin %80’inde, polisitemi, %1-5 sıklıkta görülmektedir.

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Medistate Kavacık  Hastanesi/Medistate Yaşam Dergisi/Sayı-8

Web: https://www.medistate.com.tr/

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir