Kadında İnfertilite Nedenleri

İnfertilite (kısırlık), en az 1 yıl herhangi bir korunma yöntemi uygulanmadan haftada 2-3 kere girilen ilişkiye rağmen gebelik elde edilmemesi durumudur.

 

Kadına Ait İnfertilite Sebepleri

  1. Tüplere bağlı sebepler
  2. Yumurtlama problemleri
  3. Serviksle ilgili problemler
  4. Rahimle (Uterus) ilgili problemler
  5. Karın zarıyla (Periton) ilgili problemler
  6. Açıklanamayan infertilite

Tüplere Ait Nedenler

Gebeliğin oluşabilmesi için spermler ilişki sonrası rahim ağzı ve rahim içini geçerek tüplerden yumurtaya ulaşması gerekir. Döllenme tüplerin ampulla bölgesinde gerçekleşir.  Tüplerin açık olup olmadığı ve fonksiyon görüp görmediğinin gösterilmesi önemlidir. Tüplere ait bozukluklar önemli infertilite nedenlerinden olup yaklaşık olarak hastaların 1/3’ünde karşımıza çıkmaktadır. Tüplerin değerlendirilmesinde günümüzde altın standard yöntem histerosalpingografi (HSG) denilen rahim filmidir. HSG tetkiki ile tüplerdeki tıkanıklık ve hasar görülebilir. Kadınların korkulu rüyası olan HSG anestezi altında ağrısız bir şekilde kolaylıkla çekilebilmektedir. HSG filminde bir problem tespit edilirse tanı amaçlı laparoskopi yapılabilir. Tüplerin yapışık, kapalı veya hasar görmüş olması durumlarında cerrahi olarak düzeltilmesi gerekebilir.

Tüplerdeki tıkanıklığın rahime bitişik bölgede olduğu tespit edilirse doğrudan tüp bebek yapılması en uygun yöntemdir. Mikrocerrahi ile de tüplerin açılması mümkündür. Tüplerin yumurtalığa yakın uçlarından tıkalı olması olan hidrosalpinks durumunda laparoskopi yapılması gerekir. Laparoskopide tüpler açılmalı eğer açılamıyorsa da alınmalıdır. Bu şekilde tıkalı tüplerin varlığı tüp bebek başarısını önemli ölçüde azaltmaktadır. Eğer operasyonun sonuç vermeyeceği düşünülüyorsa IVF denilen tüp bebek yöntemi tedavide en iyi alternatif olarak kullanılabilir. Hidrosalpinks varlığı kadınlarda tüp bebek ile gebelik ihtimalini yarı yarıya azaltmaktadır.

Yumurtlama Problemleri

Kısırlığı oluşturan nedenlerden biri de düzensiz veya anormal yumurtlamadır. Normal şartlarda yumurtalıklardaki olgunlaşmamış yumurtalardan bir tanesi her ay gelişip büyüyerek çatlar ve ovulasyon dediğimiz yumurtlama meydana gelir. Anovulasyonda ise yumurtlama olmamaktadır. Yumurtlama olmaması adet düzensizliklerinin ve infertilitenin en önemli sebebi olup kişi adet görüldüğü halde ovulasyon olmayabilir. Yumurtlama olmamasının en sık sebebi ise polikistik over sendromudur. Bir kadında ovulasyon olmadığı aşağıdaki testlerle belirlenebilir:

  • Adet öncesi dönemde rahim içinden biyopsi alınarak incelenmesi
  • Ultrasonla yumurtlamanın takibi
  • Adetin 19. 21. ve 23. Günlerinde progesteron düzeyi takibi
  • Vücut ısısının takibi
  • Rahim ağzından alınan yayma (Servikal pap-smear)
  • Serviks mukusunda ipliklenme testi.

Yumurtlama olmadığı tespit edildiği takdirde ilaç tedavisi ile yumurtlama sağlanabilir. Yumurtlama ilaçları verilen kadınların yüzde 80’inden fazlasında düzenli yumurtlama sağlanabilmektedir. Başka bir problem yoksa vakaların yarısından fazlasında ilk 6 uygulama ile gebelik gelişebilir.

Serviksle İlgili Problemler

İnfertilite oluşumunda serviks (rahim ağzı) bölgesi nadiren tek başına önemlidir. Spermleri öldüren veya hareketsiz hale getiren salgılar servikal mukusta, spermin yüzeyinde, seminal sıvıda veya her üçünde de bulunabilir. Bu antikorların bulunup bulunmadığı kadından elde edilen servikal mukusun, sperm örneğinin ve çiftten alınan kan numunelerinin incelenmesi sonucunda tespit edilebilir. Bununla birlikte bu testler günümüzde eski önemini kaybetmiştir. Yapılabilecek en uygun ve kolay tedavi yöntemi özel hazırlama teknikleriyle elde edilen spermlerin rahim içine verildiği “inseminasyon” denilen aşılama işlemidir. IVF veya mikroenjeksiyon gibi ileri tedavi yöntemleri ise üç veya üçten fazla aşılama işlemi ile gebelik oluşmaması durumunda gerekebilir.

Rahimle İlgili Problemler

İlaçlı rahim filmi (HSG) rahim içi ve tüplerin durumunu gösterir. HSG adetin bitiminden sonraki ilk hafta içinde ve yumurtlamadan önce yapılır. Rahim ağzından verilen radyoopak madde tüplere doğru ilerleyerek karın boşluğuna dökülür. Böylece rahim boşluğu, herhangi bir yapışıklık olup olmadığı, rahimde myom olup olmadığı incelenebilir. HSG sırasında verilen radyoopak maddenin oluşturduğu basınç ile bazen tüplerde bulunabilen mukus tıkaçları açılabileceğinden tetkik sonrası kendiliğinden gebelikler oluşabileceği konusunda da bilgilendirme yapmakta fayda vardır. Gerekirse tanı ve tedavi için histeroskopi yapılabilir.

Karın Zarıyla İlgili Problemler

Peritoneal (karın zarı) faktör, üreme organlarının veya karın boşluğunun iç yüzeyini kaplayan zarla ilgili anormalliklerle ilgilidir. Bu anormalliklerin tespiti için laparoskopi denilen iç organların görülebilmesi ve tedavisine olanak sağlayan cerrahi bir işlem uygulanmaktadır. Laparoskopi ile tanısı konulabilen endometriozis ise kadınların yüzde 35’inde tek başına infertilite nedenidir.

Açıklanamayan İnfertilite

İnfertil çiftlerin yaklaşık yüzde 5-10’unda tüm testler normal bulunur. İnfertilitenin neye bağlı olduğunu tespit edebilmek için çiftlerin birçoğuna yoğun testler uygulanmaktadır. Buna rağmen infertilitenin sebebi bulunamayabilir. Bu durumda açıklanamayan infertiliteden bahsedilir. Eğer infertilite sebebi açıklanamıyorsa aşılama ve ovulasyon indüksiyonu yöntemleri kısıtlı başarılarla uygulanabilmektedir. Aşılama tedavisi sonrasında deneme başına gebelik oranı yaklaşık olarak yüzde 10-15’tir. Deneme sayısı arttıkça başarı oranında ciddi azalma görülmektedir. Bu nedenle 3-4’ten daha fazla aşılama yapılması çiftlerin istemesi halinde, kadın yaşı çok gençse, kısa infertilite süresi gibi bazı özel durumlar dışında genellikle tercih edilmemektedir.

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Sani Konukoğlu Hastanesi/Nabız Dergisi/Sayı-65

Web: http://www.sankotip.com/